İçeriğe geç
Sinop Referans
Kişisel Gelişim

Kavram Haritası ile Konuları Birbirine Bağlamak

Öğrenilen kavramlar zihinde ayrı kutular gibi durabiliyor. Kavram haritası, aralarındaki yolları kâğıt üzerinde görünür hale getiriyor.

Selin Gökçay 3 dk okuma

Facebook X WhatsApp

Bir konuyu bitirdiğini düşündüğün an, aslında en kırılgan olduğun andır. Tüm başlıklar okunmuş, tanımlar not edilmiş, örnekler çözülmüştür. Ama bu parçalar zihinde yan yana dizilmiş kutular gibi durur; aralarında yol yoktur. Sınavda ya da gerçek bir problemde sorulan soru, çoğu zaman tek bir kutunun içinden değil, iki kutu arasındaki bağlantıdan gelir. Kavram haritası tam olarak bu yolları çizmek için kullanılır.

Kavram haritası, konu başlıklarını alt alta yazmak değildir. Alt alta yazılan liste hiyerarşi gösterir ama ilişki göstermez. Haritada asıl değerli olan, kutuların arasındaki oklar ve o okların üzerine yazılan kısa açıklamalardır. "Neden olur", "azaltır", "örnektir", "koşuludur" gibi ifadeler, haritayı bir şemadan anlamlı bir yapıya dönüştürür.

Boş sayfadan başlamanın önemi

Haritayı kitap açıkken çizmek, en yaygın hatadır. Kitaptan bakılarak çizilen harita, kitabın içindekiler bölümünün bir kopyasından ibaret kalır. Oysa haritanın işi, senin zihnindeki yapıyı dışarı çıkarmaktır. Bu yüzden kaynağı kapatıp boş sayfaya oturmak gerekir.

Merkeze konunun en kapsayıcı kavramı yazılır. Sonra akla gelen kavramlar etrafa yerleştirilir ve aralarında bağ kurulmaya çalışılır. Bu sırada bazı okların çizilemediği fark edilir. İki kavramın ilişkili olduğu bilinir ama nasıl ilişkili olduğu söylenemez. Bu boşluklar haritanın en değerli çıktısıdır; çünkü çalışılması gereken yeri tam olarak işaret ederler.

Haritayı sadeleştirmek

İlk denemede harita genellikle kalabalık çıkar. Her ayrıntı bir kutu hâline gelir ve sayfa okunmaz olur. Kalabalık harita, karışık bir zihnin resmidir ve pek işe yaramaz. İkinci turda kutuları azaltmak gerekir. Aynı ailenin üyeleri tek bir kutuda toplanabilir, alt örnekler kutunun içine küçük not olarak yazılabilir.

İyi bir harita bir bakışta okunabilir. On beş yirmi kutuyu geçmeyen, oklarının yönü belli olan bir sayfa, elli kutuluk bir ağdan çok daha fazlasını verir. Sadeleştirme sırasında yapılan seçimler de öğrenmenin bir parçasıdır; neyin merkezde neyin kenarda olduğuna karar vermek, konuyu gerçekten anlamayı gerektirir.

Haritayı konuşturmak

Çizilen harita duvara asılıp bakılacak bir tablo değildir. Asıl kullanım, haritaya bakarak konuyu sesli anlatmaktır. Merkezden başlanır, oklar takip edilerek her bağlantı bir cümleyle ifade edilir. Anlatım sırasında tökezlenen ok, henüz kurulmamış bağlantıdır.

Birkaç gün sonra harita yeniden, ama bu kez ilkine bakmadan çizilir. İki harita yan yana konduğunda hangi bağlantıların yerleştiği, hangilerinin kaybolduğu net biçimde görülür. Bu karşılaştırma, tekrar etmenin en hızlı biçimlerinden biridir; bütün konuyu baştan okumaya kıyasla çok daha kısa sürer ve çok daha fazla bilgi verir.

Farklı konuları birbirine bağlamak

Haritanın az kullanılan ama güçlü bir yönü, tek bir konuyla sınırlı kalmamasıdır. Ayrı ünitelerde öğrenilen kavramlar çoğu zaman birbirine bağlanabilir. İki farklı konunun haritasını yan yana koyup aralarına ok çizmeye çalışmak, öğrenmeyi ezberden çıkarıp anlamaya taşıyan adımlardan biridir.

Haritayı çizerken kullanılan araç fazla önemli değildir. Büyük bir kâğıt ve tek renk kalem çoğu durumda yeterlidir. Renk kullanılacaksa anlamlı bir ayrım için kullanılmalıdır; örneğin tanımlar bir renkte, nedensel ilişkiler başka bir renkte gösterilebilir. Süs amaçlı renklendirme sayfayı güzelleştirir ama okunurluğu düşürür ve çizim süresini gereksiz yere uzatır.

Bir de haritanın ne zaman çizileceği meselesi vardır. Konuyu hiç görmeden çizilen harita boş kalır, konu bittikten çok sonra çizilen harita ise unutulmuşları da beraberinde götürür. En verimli an, konunun ilk okuması bittikten hemen sonrasıdır. O aşamada parçalar hâlâ tazedir, ama aralarındaki bağlar henüz kurulmamıştır; harita tam olarak bu kurma işini üstlenir.

Zamanla bu bağlantılar birikir ve kişinin kafasında konuların birbirinden bağımsız adacıklar olmadığı yerleşir. Bir alanı gerçekten bilmek, o alandaki bütün tanımları sayabilmek değil, bir kavramdan diğerine giden yolları bilmektir. Kavram haritası, o yolları kâğıt üzerinde görünür kıldığı için sade ama kalıcı bir araçtır.